Gündem Haber Dünya Hong Kong aylardır bitmeyen protestolarla ilk seçime gidiyor

Hong Kong aylardır bitmeyen protestolarla ilk seçime gidiyor

Bora Çelik
63 Okuyan

Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde aylardır dinmeyen protestolar, yarın yapılacak mahalli idareler seçimine özel önem yüklüyor. Belediye meclisi üyesi adaylarının oylanacağı yerel seçim, demokrasi savunucularınca, Çin yanlılarının ağırlıkta olduğu mevcut siyasi durumu değiştirmek için büyük fırsat olarak görülüyor.

Şüphelilerin Çin’e iadesi yasa tasarısı üzerinden haziranda başlayan hükümet ve Çin karşıtı protestoların giderek şiddetlendiği kentte halk, yarın 18 seçim bölgesindeki 452 belediye meclisi üyesini seçmek üzere sandık başına gidecek.

7 milyon 400 bin nüfuslu Hong Kong’daki yerel seçim için bu yıl rekor sayıyla 4 milyon 130 bin seçmen kayıt yaptırdı. Bin 104 adayın yarışacağı seçim, Hong Kong’daki tek “tam demokratik” sandık pratiği olma özelliğini taşıyor.

Otonom yapılı bölgede gelecek yıl düzenlenecek genel seçimlerde oy kullanma yetkisine sahip olacak belediye meclis üyelerinin seçimi, Pekin karşıtlarıyla Çin yanlılarının rekabetine sahne olacak.

Genel seçimde halk sandığa gidemiyor

Milletvekilleri, kabine üyeleri ve hükümet liderinin bin 200 kişilik bir komite tarafından Pekin yönetiminin belirlediği adaylar üzerinden seçildiği kentte, demokrasi savunucuları, bu tek “tam demokratik” sandık pratiğine Pekin’in bölgedeki baskınlığını kırmak adına büyük önem veriyor.

Yarın yerel saatle 07.30’da sandık başına gitmeye başlayacak Hong Konglular, 22.30’da son bulacak oy verme işleminin ardından sonuçları merakla bekleyecek.

Demokrasi yanlıları, hem “Çin’in kuklası” olmakla suçladıkları Hong Kong Özel İdari Bölge Baş Yöneticisi Carrie Lam’e bir darbe hem de 2020’deki genel seçimde söz sahibi olma adına büyük şans olarak gördükleri yerel seçimden ümitli.

“Yerel seçim, halk iradesinin sandığa yansıyabildiği tek platform”

Demokrasi yanlısı sivil toplum kuruluşu Sosyal Demokratlar Birliği Başkanı Avery Man, AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, destekledikleri adayların seçilmesi için yoğun bir kampanya dönemi yürüttüklerini ifade etti.

Seçim sonucunun demokrasi ve özgürlük hareketinin yakaladığı ivmeyi sürdürmesi açısından önemli olduğuna dikkati çeken Man, şu ifadeleri kullandı:

“Yerel seçim, Hong Kongluların iradesini sandığa yansıtabildiği tek platform. Gösterilerin başlamasından bu yana ilk kez seçmenin önüne sandık geliyor. Halkın, Hong Kong üzerindeki baskısını giderek artıran Çin Komünist Partisi ve yerel hükümete karşı tepkisini seçimde dile getireceğine inanıyorum.”

Hükümet yanlısı Yeni Nesil Platformu üyesi Heather Lau ise protestocuların halkta kin ve nefreti körüklediğini dile getirdi.

Göstericilerin eylemlerindeki şiddet dozunu eleştiren Lau, “Seçimlerin huzur içerisinde geçmesini umuyoruz. Şiddet çözüm değil. Hong Kong’u nasıl daha iyi bir yer yapacağımıza odaklanmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Hong Konglu bir şirket çalışanı John Chen, yerel seçimden büyük bir beklentisinin bulunmadığını söyleyerek, “Hükümet yanlısı ya da karşıtı değilim. Şu andaki esas problem, hükümet, protestoların sürdüğü ortamda sorunların çözümü için hala hiçbir şey yapmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Hong Kong’un statüsü

Hong Kong, 1898’de imzalanan “kira sözleşmesi” ile uzun yıllar İngiltere hakimiyetinde kaldıktan sonra 1997’de Çin’e devredilmişti.

İmzalanan ortak deklarasyon çerçevesinde, Hong Kong’a 2047’ye kadar idari bağımsızlığını ve yapısını koruma hakkı tanınmıştı.

Hong Kong, Çin’e bağlı olmasına rağmen kendine ait para birimi, dil, hukuk sistemi ve kimlik kullanıyor. Özerk yapılı bölgenin sadece savunma ve dış politika gibi konularda Pekin’e bağlı olduğu bu yönetim modeli, “bir ülke, iki sistem” olarak adlandırılıyor.

Demokrasi savunucuları, başta Hong Kong’da adayların Pekin yönetimince belirlendiği seçim modeli olmak üzere, bölgedeki mevcut Çin kaynaklı pratiklerin söz konusu modele aykırı olduğu görüşünü savunuyor.

http://www.gunes.com/

Bunlarıda Okuyabilirsiniz